|
Resmi Gazete No |
: 26200 |
|
Resmi Gazete Tarihi |
: 16 Haziran 2006
CUMA |
KANUN
SOSYAL SİGORTALAR
VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU
|
Kanun No |
: 5510 |
|
Kabul Tarihi |
: 31/5/2006 |
BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1- Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından
kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve
sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve
karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık
sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2- Bu Kanun; sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanacak
kişileri, işverenleri, sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanması
bakımından gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve
tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsar.
Tanımlar
MADDE 3- Bu Kanunun uygulanmasında;
1) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığını,
2) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını,
3) Sosyal sigortalar: Kısa ve uzun vadeli sigorta
kollarını,
4) Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek
hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarını,
5) Uzun vadeli sigorta kolları: Malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortası kollarını,
6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta
kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi
gereken kişiyi,
7) Hak sahibi: Sigortalının veya sürekli iş
göremezlik geliri ile malûllük veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü
halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak
kazanan eş, çocuk, ana ve babasını,
8) Genel sağlık sigortası: Kişilerin öncelikle
sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise
oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortayı,
9) Genel sağlık sigortalısı: Bu Kanunun 60 ıncı
maddesinde sayılan kişileri,
10) Bakmakla yükümlü olduğu kişi: Genel sağlık
sigortalısının, sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı sayılmayan, kendi
sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan;
a) Eşini,
b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986
tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık
eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek
öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile
yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan
çocuklarını,
c) Geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı
Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını,
11) Hizmet akdi: 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı
Borçlar Kanununda tanımlanan hizmet akdini ve iş mevzuatında tanımlanan iş
sözleşmesini veya hizmet akdini,
12) Ücret: 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık
veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı,
13) Asgarî ücret: 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı
İş Kanunu gereğince 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen bir aylık brüt
ücreti,
14) Ay: Ücretleri; kamu idarelerinde her ayın
15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri
kapsamındaki sigortalılar için, ayın 15'inden ertesi ayın 15'ine kadar geçen,
diğer sigortalılar için ise ayın 1'i ilâ sonu arasında geçen ve otuz gün olarak
değerlendirilen süreyi,
15) Yıl: Ücretleri; kamu idarelerinde her ayın
15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki
sigortalılar için, 15 Ocak tarihinden ertesi yılın 15 Ocak tarihine kadar
geçen, diğer sigortalılar için ise 1 Ocak ilâ 31 Aralık tarihleri arasında
geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen süreyi,
16) Gelir: İş kazası veya meslek hastalığı halinde
sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli
ödemeyi,
17) Aylık: Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarından yapılan sürekli ödemeyi,
18) Ödeme dönemi: Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve
aylıkların, ödeme tarihinden takip eden ödeme tarihine kadar geçen süreyi,
19) Tarımsal faaliyet: Kendi mülkünde, ortaklık
veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde;
ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya
tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde
edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını,
taşınmasını veya pazarlanmasını,
20) Kurum Sağlık Kurulu: Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki
teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma
gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını belirlemeye yetkili
hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları,
21) Kamu idaresi: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı
Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen idare ve kurumlar ile bunların ödenmiş sermayesinin %
50'sinden fazlasına sahip oldukları ortaklıkları veya özel kanunlarına göre
personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,
22) Sağlık hizmeti: Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilere 63 üncü madde gereği finansmanı sağlanacak
tıbbî ürün ve hizmetleri,
23) Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmeti:
Kişilerin hastalıktan korunması veya sağlıklı olma halinin sürdürülmesi
amacıyla, kişiye yönelik olarak finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerini,
24) Aile hekimi: Sağlık Bakanlığı tarafından aile
hekimi olarak yetkilendirilen ve Kurum ile sözleşme yapmış hekimleri,
25) Sağlık hizmeti sunucusu: Sağlık hizmetini sunan
ve/veya üreten; gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve
bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerini,
26) Katılım payı: Sağlık hizmetlerinden
yararlanabilmek için, genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu
kişiler tarafından ödenecek tutarı,
27) Sığınmacı ve Vatansız: İçişleri Bakanlığı
tarafından sığınmacı veya vatansız olarak kabul edilen kişileri,
28) Peşin sermaye değeri: Kurumca, bu Kanunun
ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca
belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarı,
29) Güncelleme katsayısı: 4 üncü madde kapsamında
sigortalı sayılanların, her yılın Kasım ayına ait kanunî süresi içinde verilen
belgelerindeki prim tahakkukları üzerinden bulunacak ortalama prime esas günlük
kazancın, bir önceki yılın aynı ayına ait ortalama prime esas günlük kazanca
göre değişim oranı ile her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu
tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki
değişim oranının toplamının yarısına (1) tam sayısının ilave edilmesi sonucunda
bulunan değeri,
ifade eder.
İKİNCİ KISIM
Sosyal Sigorta
Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalılara
İlişkin Hükümler
Sigortalı sayılanlar
MADDE 4- Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren
tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları, hizmet akdine bağlı
olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı
nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,
2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr
sicili ile birlikte kanunla kurulan meslek odalarına usûlüne uygun olarak
kayıtlı olanlar,
3) Anonim şirketlerin kurucu ortakları ve/veya
yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit
şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm
ortakları,
4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,
c) Kamu idarelerinde;
1) (a) bendine tâbi olmayanlardan, kadro ve
pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp, ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına
girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,
2) (a) ve (b) bentlerine tâbi olmayanlardan,
sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi
sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,
sigortalı sayılırlar.
Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı
sayılanlara ilişkin hükümler;
a) İşçi sendikalarının yönetim kurullarına
seçilenler,
b) Bir veya birden fazla işveren tarafından
çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik,
resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel
sanat kollarında çalışanlardan, düşünürlerden ve yazarlardan hizmet akdi ile
çalışanlar,
c) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere,
yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar,
d) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi
Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar,
e) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi
Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen umumî kadınlar,
f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen
kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti
karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü
maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar,
hakkında da uygulanır.
Birinci fıkranın (c) bendi gereği sigortalı
sayılanlara ilişkin hükümler;
a) Kuruluş ve personel kanunları veya diğer
kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve
gelenlerden; bu görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet
memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile
çalışmayanlar,
b) Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları, il daimi komisyonu üyeleri,
c) Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında iken, bu
kapsamdaki kişilerin kurduğu sendikaların veya sendika konfederasyonlarının
yönetim kurullarına seçilenler,
d) Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda,
Türk Silâhlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken
askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay
naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar ile
fakültelerde veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına okuduktan sonra veya
askerlik hizmetini müteakip subaylığa veya astsubaylığa geçirilenlerin,
okullarda geçen normal eğitim süreleri,
e) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda,
Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken
Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile fakültelerde
veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına okuduktan sonra komiser
yardımcılığına veya polisliğe geçirilenlerin, okullarda geçen normal eğitim
süreleri,
hakkında da uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar
Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Bazı sigorta kollarının uygulanacağı sigortalılar
MADDE 5- Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından aşağıda sayılan kişiler
hakkında uygulanacak sigorta kolları şunlardır:
a) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza
infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri
ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek
hastalığı ile analık sigortası uygulanır ve bunlar, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
b) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte 5/6/1986
tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve
işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası, meslek
hastalığı ve hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek
öğrenimleri sırasında zorunlu staja tâbi tutulan öğrenciler hakkında ise iş
kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır ve bu bentte sayılanlar, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
c) Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713
sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat
ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylıkları hesaplanarak ödenen veya
asayiş ve güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazife malûllüğü
aylığı bağlanmış olanlardan, bu Kanuna tâbi sigortalı olarak çalışanlar
hakkında aylıkları kesilmeksizin kısa vadeli sigorta kolları uygulanır. Ancak
bunlar hakkında, uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olmayı istemeleri halinde,
bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren,
uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
d) Sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar
hakkında, sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
e) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek
edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar
hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
f) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik
Sigortası Kanunu gereğince işsizlik ödeneğinden yararlandırılan kişilere,
işsizlik ödeneğinin hak edildiği süre içinde, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılarak uzun vadeli sigorta kolları
uygulanır.
Sigortalı sayılmayanlar
MADDE 6- Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında;
a) İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi,
b) Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derece
dahil bu dereceye kadar hısımlar arasında ve aralarına dışardan başka kimse
katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde yapılan işlerde çalışanlar,
c) Ev hizmetlerinde süreksiz olarak çalışanlar ile
ev hizmetlerinde hizmet akdi ile sürekli çalışmasına rağmen, haftalık çalışma
sürelerinin 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen sürelerden az olması nedeniyle,
aylık kazançları prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az
olanlar,
d) Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak
yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencileri,
e) Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş
tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve
yabancı ülkede sosyal sigortaya tâbi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o
ülke sosyal güvenlik mevzuatına tâbi olanlar,
f) Resmî meslek ve sanat okulları ile yetkili resmî
makamların izniyle kurulan meslek veya sanat okullarında ve yüksek okullarda
fiilen normal eğitim süreleri içinde yapılan, tatbikî mahiyetteki yapım ve
üretim işlerinde çalışan öğrenciler,
g) Sağlık hizmet sunucuları tarafından işe
alıştırılmakta olan veya rehabilite edilen, hasta veya malûller,
h) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c)
bentleri gereği sigortalı sayılması gereken işlerde çalışmakla birlikte, 18
yaşını doldurmamış olanlar,
ı) Kamu idareleri hariç olmak üzere, tarım
işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile
tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette
bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin
masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda
tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu
belgeleyenler,
j) Niteliği itibarıyla bir kişinin bir gün içinde
yapabileceği işlerde, yevmiyeli olarak çalışanlar,
k) Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan
gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciliyle birlikte kanunla
kurulu meslek odalarına usûlüne uygun olarak kayıtlı olanlardan, aylık faaliyet
gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarı,
prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler,
l) Kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde
istihdam edilen ve temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli ikamet izni veya bu
devletin vatandaşlığını da haiz bulunan Türk uyruklu sözleşmeli personelden,
bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda sigortalı olduğunu belgeleyenler
ile kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen sözleşmeli
personelin uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde ve
temsilciliğin bulunduğu ülkenin kamu düzeninin zorunlu kıldığı hallerde,
işverenleri tarafından bulunulan ülkede sosyal sigorta kapsamında sigortalı
yapılanlar,
4 üncü ve 5 inci maddelere göre sigortalı sayılmaz.
(h) bendinin uygulanmasıyla ilgili olarak, bir
meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk
Medenî Kanunu hükümlerine göre mahkemece ergin kılınmak suretiyle,
öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar hakkında 18 yaşın bitirilmiş olması
şartı aranmaz.
Birinci fıkranın (ı) bendinin uygulanmasında,
Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin görüşü alınır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar,
Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın başlangıcı
MADDE 7- Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için
çalışmaya, meslekî eğitime veya zorunlu staja başladıkları tarihten,
b) (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan,
gelir vergisi mükellefi olanların gelir vergisi mükellefiyetinin başladığı
tarihten; şirket ortaklarının şirket ortaklıklarının tescil edildiği tarihten;
gelir vergisinden muaf olanların ise esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte
kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usûlüne uygun kayıtlı oldukları tarihten;
tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal
faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca tescil edildiği
tarihten; köy ve mahalle muhtarları için seçildikleri tarihten,
c) (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için,
göreve başladıkları veya okullarında eğitime başladıkları tarihten,
itibaren başlar.
Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, gelir
vergisinden muaf olanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanların kayıt ve tescil işlemleri ile ilgili olarak kanunla kurulmuş
ilgili meslek kuruluşlarının görüşleri alınır.
Sigortalı bildirimi ve tescili
MADDE 8- İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen sigortalılık başlangıcından önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile
Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından sigortalı işe giriş
bildirgesi;
a) İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak
sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün Kuruma verilmesi halinde,
b)Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına
sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi
verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten
itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu
tarihe kadar, Kuruma verilmesi halinde,
c) Kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak
üzere işe alınanların, işten ayrılmış olsalar dahi, çalışmaya başladıkları
tarihten itibaren üç ay içinde, Kuruma verilmesi halinde,
sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş
sayılır.
Sigortalılar, çalışmaya başladıkları tarihten
itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı olarak çalışmaya başladıklarını Kuruma
bildirirler. Ancak, sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil
teşkil etmez.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılan kişiler için; 7 nci maddenin birinci fıkrasının
(b) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren kendi
mevzuatlarına göre kayıt veya tescili yapan ilgili kurum, kuruluş ve birlikler
veya vergi daireleri sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek, en geç onbeş
gün içinde Kuruma vermekle yükümlüdür. Kurum bu bildirimden itibaren bir ay
içinde tescili yapılan kişilere, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin
başladığını bildirir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendi gereği sigortalı sayılanlar ise, sigortalı işe giriş
bildirgesini, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen
sigortalılık başlangıcından itibaren, doksan gün içinde Kuruma vermekle
yükümlüdürler.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıracak işverenler, çalıştırmaya
başlattıkları kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren, onbeş gün içinde sigortalı işe
giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
5 inci maddenin (f) bendi kapsamında sigortalı
sayılan kişiler için Türkiye İş Kurumu, işsizlik ödeneğinin fiilen ödenmeye
başlandığı tarihten itibaren bir ay içinde, sigortalı işe giriş bildirgesini
Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
Kamu idareleri ile bankalar, Kurumca sağlanacak
elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde,
işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını
kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.
Bu maddenin ikinci ve beşinci fıkraları hariç olmak
üzere, diğer fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer
hakkında, 102 nci madde hükümlerine göre idarî para cezası uygulanır.
Sigortalı işe giriş bildirgesinin şekli ve içeriği,
bildirgenin verilme yöntemleri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl
ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın sona ermesi
MADDE 9- Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten,
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalıların;
1) Gelir vergisi mükellefi olanlar için,
mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihten,
2) Gelir vergisinden muaf olanlar için, esnaf ve
sanatkâr sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek odalarındaki üye
kayıtlarının silinmesi gereken veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (k) bendi
kapsamına girdiği tarihten,
3) Şirket ve donatma iştiraki ortağı olanlar için,
tâbi oldukları mevzuata göre şirketle ve donatma iştiraki ile ilgilerinin
kesildiği tarihten,
4) Şirket ortağı olanlar için, şirketin iflâsına
veya tasfiyesine karar verildiği veya münfesih sayıldığı tarihten,
5) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin
birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten,
6) Köy ve mahalle muhtarlarının, muhtarlık
görevlerinin sona erdiği tarihten,
7) Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o
ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığı veya ikamet
esasına bağlı olarak, o ülke sosyal güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten,
8) İflâsına karar verilmiş olan veya tasfiye
halindeki özel işletmeler ile şirketlerin ortaklarından hizmet akdi ile
çalışanların, çalışmaya başladığı tarihten,
9) Köy ve mahalle muhtarlarından; kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışmasından dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar
hariç, aynı zamanda hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten,
10) Gelir vergisinden muaf olan, ancak esnaf ve
sanatkârlar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki
kayıtlara istinaden bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu sigortalılıklarının devamı sırasında,
hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten,
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanların;
1) Ölüm halinde veya aylık bağlanmasını gerektiren
hallerde, bu tarihi takip eden ayın ilk gününden,
2) Diğer hallerde ise görevden ayrıldıkları
tarihten,
d) 5 inci madde gereği bazı sigorta kollarına tâbi
tutulanların, sigortalı sayılmalarını gerektiren halin sona erdiği tarihten,
e) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (l) bendi
kapsamında olanlardan, çalışmakta iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumu
ile irtibatlandırılanlar ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar için sigortalandıkları tarihten,
itibaren sona erer.
Ancak, hastalık ve analık hükümlerinin
uygulanmasında sigortalılık;
a) İlgili kanunlar gereği sigortalının ücretsiz
izinli olması, greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde,
bu hallerin sona ermesini,
b) Diğer hallerde ise birinci fıkrada belirtilen
tarihleri,
takip eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş
sayılır.
Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre
sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde
belirtilen şekillerde sona erenlerin durumları ise kendileri ve sözü edilen
bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya
vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir. Bu
kişilerin meslek kuruluşlarına ya da vergi dairelerine olan yükümlülüklerini
yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın sona ermesine ilişkin belge ya da
bilginin verilmesine engel teşkil etmez.
Birinci fıkranın (e) bendine göre sigortalılığı
sona erenler ile 8 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre bildirimi
yapılan sigortalıların, sigortalılığının sona ermesine ilişkin bildirimleri, üç
ay içinde Kuruma yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar,
Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalıların işleri nedeniyle geçici olarak yurt
dışında bulunmaları
MADDE 10- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların
işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde
sayılan sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına
gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması
nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece,
sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri
devam eder.
Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde
iş üstlenen işverenlerce çalıştırılmak üzere bu ülkelere götürülen Türk
işçileri de bu Kanunun uygulanmasında geçici görevle yurt dışına gönderilmiş
sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
İşyerleri ve
İşverenlere İlişkin Hükümler
İşyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve
nakli
MADDE 11- İşyeri, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte
işlerini yaptıkları yerlerdir.
İşyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile
nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine
bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım,
beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile
araçlar da işyerinden sayılır.
İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri
bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle
yükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve
bunların işe başlama tarihini, ticaret sicili memurluklarına bildiren
işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış sayılır. Ticaret sicili
memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç on gün içinde Kuruma
bildirmek zorundadır.
29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret
Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya
diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline
ilişkin ilân tarihini; adi şirketlerde şirkete yeni ortak alınması durumunda
ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden on gün içinde, işyeri
bildirgesi ile Kuruma bildirilmek zorundadır.
İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten başka bir
ildeki adrese nakledilmesi, sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin
başka bir işverene devredilmesi veya intikal etmesi halinde, işyerinin
nakledildiği, yeni işverenin işi veya işyerini devraldığı tarihi takip eden on
gün içinde, işyerinin miras yoluyla intikali halinde ise mirasçıları, ölüm
tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, işyeri bildirgesini Kuruma vermekle
yükümlüdür. İşyerinin aynı il sınırları içinde Kurumun diğer bir ünitesinin
görev alanına giren başka bir adrese nakledilmesi halinde, adres değişikliğinin
yazı ile bildirilmesi yeterlidir. Bu işlerde çalışan sigortalıların, sigorta
hak ve yükümlülükleri devam eder.
Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili
diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişileri, yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya
ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa
bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgileri, verildiği tarihten
itibaren bir ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Bu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmeyenler hakkında, 102 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca
idarî para cezası uygulanır. İdarî para cezası uygulanması, bu yükümlülüklerin
yerine getirilmesine engel teşkil etmez.
Alt işveren, asıl işverenin işyerinde çalıştırdığı
sigortalıları, işverenle aralarında yaptıkları sözleşmenin ibrazı kaydıyla,
Kurumdan alacağı özel bir numara ile asıl işverenin kayıtlı olduğu dosyadan
bildirir.
İşyeri bildirgesinin verilmemesi veya geç
verilmesi, bu Kanunda belirtilen hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
İşyeri bildirgesinin şekli ve içeriği ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İşveren, işveren vekili, geçici iş ilişkisi kurulan
işveren ve alt işveren
MADDE 12- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı
sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği
olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir.
İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin
bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu Kanunda geçen
işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş
Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen
yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen
sorumludur.
4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine tâbi
olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları
çalıştıran işçi sendikaları veya işveren tarafından; 4 üncü maddenin üçüncü
fıkrasına tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen
yükümlülükleri, bunları çalıştıran kamu idareleri veya eğitim gördükleri
okullar tarafından yerine getirilir.
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının
Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar hakkında, işverenlerin bu
Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştırmaya yetkili makam
tarafından yerine getirilir.
Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde
oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve
tutukluların işvereni, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu,
işveren vekilleri ise Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları
Kurumunun sorumlu müdür ve amirleridir.
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet
üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve
bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren
denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla
sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği
yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kısa Vadeli Sigorta
Hükümleri
İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13- İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş
nedeniyle veya görevi nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş veya çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının,
görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini
yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek
için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla
işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan
bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.
İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan
sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili
kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü
içinde,
b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından
kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya
engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde,
c) (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılar
bakımından, bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk
kuvvetlerine veya kendi mevzuatlarına göre yetkili mercilere derhal ve Kuruma
da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin
doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın
(a) ve (c) bentlerinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü
dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten
itibaren başlar.
Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp
sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun
denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş
müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı
olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı
anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler,
ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan,
96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.
İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli
ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve
soruşturulması
MADDE 14- Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı
tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici
veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.
Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek
hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları
tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı
tıbbî belgelerin incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki
çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim
raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,
sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit
edilmesi zorunludur.
Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana
çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu
Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen
ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın
geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma
müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar
bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki
inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki
yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin
başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek
hastalığı sayılabilir.
Meslek hastalığının 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının;
a) (a) ve (c) bentleri ile 5 inci madde kapsamında
bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu
öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,
b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise
kendisi tarafından,
bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü
içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi
zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen
hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için
yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücû
edilir.
Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine
gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları
tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir.
Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş
kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu
maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar
dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda
çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara
bağlanır.
Hastalık ve analık hali
MADDE 15- Sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş
göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir.
Sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı
olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk
sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan
gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve özürlülük halleri analık hali
kabul edilir.
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık
hallerinde sağlanan haklar
MADDE 16- İş kazası veya meslek hastalığı halleri nedeniyle sağlanan haklar
şunlardır:
a) Sigortalıya; geçici iş göremezlik süresince
günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.
b) Sigortalıya; sürekli iş göremezlik geliri
bağlanması.
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen
sigortalının hak sahiplerine; gelir bağlanması.
d) Gelir bağlanmış olan eş ve çocuklara; evlenme
ödeneği verilmesi.
e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen
sigortalı için; cenaze ödeneği verilmesi.
Sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı
olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik
ödeneği verilir.
Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının
doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, çocuğun yaşaması şartıyla doğumdan
sonraki altı ay süresince her ay, doğum tarihinde geçerli olan asgarî ücretin
üçte biri tutarında emzirme ödeneği verilir.
Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan 9
uncu maddeye göre sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere
üçyüz gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya karısı analık
sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum tarihinden önceki
onbeş ay içinde en az üç ay prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneğinden
yararlandırılır.
Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç
MADDE 17- İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek
ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç;
iş kazasının veya doğumun olduğu tarihten, meslek hastalığı veya hastalık
halinde ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki aydaki son üç ay
içinde 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara
esas prim gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır. Bu surette bulunan
günlük kazanç; iş göremezliğin başladığı veya gelirin bağlanacağı tarihten
geriye doğru oniki ay ve daha öncesine ait ise güncelleme katsayısı ile
güncellenerek hesaplanır.
Oniki aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış
olan sigortalı, çalışmaya başladığı ay içinde iş kazası veya meslek hastalığı
nedeniyle iş göremezliğe uğrarsa verilecek ödeneklerin veya bağlanacak
gelirlerin hesabına esas günlük kazanç; çalışmaya başladığı tarih ile iş
göremezliğinin başladığı tarih arasındaki sürede elde ettiği prime esas günlük
kazanç toplamının, çalıştığı gün sayısına bölünmesi suretiyle; çalışmaya
başladığı gün iş kazasına uğraması halinde ise aynı veya emsal işte çalışan
benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c)
bentleri gereği sigortalı sayılanların ödenek veya gelire esas günlük
kazançlarının hesabında:
a) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler
dikkate alınmış ise ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazanç, ücret
toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca,
% 50 oranında bir ekleme yapılarak bulunan tutardan çok olamaz.
b) İdare veya yargı mercilerince verilen karar
gereğince yapılan ücret, ikramiye, zam, tazminat ve bu mahiyetteki ödemelerden,
ödenek ve gelirin hesabına esas alınan üç aylık dönemden önceki aylara ilişkin
olanlar dikkate alınmaz.
Meslek hastalığı, sigortalının sigortalı olarak
çalıştığı son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra meydana çıkmış
ise, günlük kazancı bu son işinden ayrıldığı tarih esas alınarak yukarıdaki
fıkralara göre hesaplanır.
İş kazası ile meslek hastalığı sigortasından
bağlanacak gelirlere esas tutulacak aylık kazanç, yukarıdaki hükümlere göre
hesaplanacak günlük kazancın otuz katıdır.
Geçici iş göremezlik ödeneği
MADDE 18- Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu
alınmış olması şartıyla;
a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş
göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c)
bentleri ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalıların hastalık sebebiyle iş
göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl
içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla
geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
c) Sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan
önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması
şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik
halinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilave
edilerek çalışmadığı her gün için,
d) Sigortalı kadının isteği ve hekimin onayı ile
doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması halinde, doğum sonrası istirahat
süresine eklenen süreler için,
geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlara hastalıkları halinde geçici iş göremezlik ödeneği, genel
sağlık sigortası dahil prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla
yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak
istirahat raporu aldıkları sürede ödenir.
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı
kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, 17 nci maddeye
göre hesaplanacak günlük kazancının üçte ikisidir. Ancak geçici iş göremezlik
ödeneğinin güncellenmemiş tutarı, sigortalının ödenek hesabına esas alınan
döneme ilişkin kazanç üzerinden vergi, sosyal sigorta, genel sağlık sigortası
ve işsizlik sigortası primleri kesintileri sonrası hesaplanan günlük net
kazancını geçemez.
Sigorta prim ve ödeneklerinin hesabına esas
tutulacak günlük kazançların alt sınırında meydana gelecek değişikliklerde,
yeniden tespit edilen alt sınırın altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek
almakta bulunanların veya almaya hak kazanmış veya kazanacak olanların bu
ödenekleri, günlük kazançlarının alt sınırındaki değişikliklerin yürürlüğe
girdiği tarihten başlayarak değiştirilmiş günlük kazançların alt sınırına göre
ödenir.
Bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse, geçici iş göremezlik
ödeneklerinden en yükseği verilir.
Geçici iş göremezlik ödenekleri, toplu iş
sözleşmesi yapılan işyerleri ile kamu idarelerinin işverenleri tarafından
Kurumca belirlenen usûl ve esaslara göre Kurum adına sigortalılara ödenerek,
daha sonra Kurum ile mahsuplaşmak suretiyle tahsil edilebilir.
Geçici iş göremezlik ödeneklerinin ödeme zamanı ile
bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanma,
hesaplanması, başlangıcı ve birden çok iş kazası ve meslek hastalığı hali
MADDE 19- İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları
tarafından verilen raporlarda meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış
bulunduğu belirtilen ve Kurum Sağlık Kurulunca bu durumu onaylanan sigortalı,
sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan
sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne
oranda yitirdiği, birinci fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak
raporlara göre yeniden tespit olunur.
Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının
mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş
göremezlikte sigortalıya, 17 nci maddeye göre hesaplanan aylık kazancının %
70'i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya
bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş
göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka
birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlara, sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi
sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve her türlü
borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında bulunan sigortalılardan, kurumlarınca sürekli iş göremezlik
nedeniyle görevlerine son verilenlerden;
a) Malûllük veya yaşlılık aylığına hak kazanamayan
sigortalılara sürekli tam iş göremezlik geliri bağlanarak sürekli iş göremezlik
derecesine göre hesaplanacak sürekli iş göremezlik gelir tutarı ile sürekli tam
iş göremezlik geliri arasındaki fark, sigortalının görevine son veren kurum
tarafından, Kuruma ödenir. Bunların bu Kanun kapsamında tekrar çalışması
halinde, sürekli işgöremezlik geliri, sürekli iş göremezlik derecesine göre
ödenmeye devam edilir.
b) Malûllük veya yaşlılık aylığına hak kazanan
sigortalılara ise sürekli iş göremezlik derecesine göre gelir bağlanır.
Başka birinin sürekli bakımına muhtaç olanlar
hariç, sürekli iş göremezlik gelirinin güncellenmemiş aylık tutarı;
sigortalının sürekli iş göremezlik geliri hesabına esas alınan döneme ilişkin
kazancı üzerinden vergi, sosyal sigorta, genel sağlık sigortası ve işsizlik
sigortası primleri kesintileri sonrası hesaplanan aylık net kazancını geçemez.
Yukarıdaki fıkralara göre hesaplanan gelir, günlük
kazanç hesabına giren son ay ile gelir başlangıç tarihi arasında 55 inci
maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre artırılarak belirlenir.
Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri;
a) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği
tarihi,
b) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli
iş göremezlik durumuna girilmişse, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini,
takip eden ay başından başlar.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış
sigortalılardan, aynı özürlülük veya meslek hastalığı nedeniyle istirahat
raporu alanlara, yazılı istek tarihinden itibaren 18 inci maddeye göre
hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile aylık sürekli iş
göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark, her gün için geçici iş
göremezlik ödeneği olarak verilir.
Sigortalının yeniden bir iş kazasına uğraması veya
yeni bir meslek hastalığına tutulması halinde, meydana gelen özürlerin bütünü
göz önüne alınarak kendisine, sürekli iş göremezliğini doğuran son iş kazası
veya meslek hastalığı sırasındaki kazancı üzerinden gelir hesaplanır. Ancak,
sigortalının son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki günlük kazancına
göre bulunacak geliri, hesaplanan ilk gelirinden az ise sigortalının sürekli iş
göremezlik geliri ilk kazanç üzerinden ödenir.
İş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş
göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine
ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze
ödenekleri
MADDE 20- İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen
sigortalının hak sahiplerine, 17 nci madde gereğince tespit edilecek aylık
kazancının % 70'i, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü
madde hükümlerine göre gelir olarak bağlanır.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte
kazanma gücünü % 50 veya daha fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek
hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın birinci fıkraya göre belirlenen
tutar, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte
kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik
geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı
olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34
üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanların hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi için, kendi
sigortalılığından dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve her türlü
borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
Gelirin başlangıcı, kesilmesi ve yeniden
bağlanmasında 34 üncü ve 35 inci maddeler uygulanır.
37 nci madde hükümlerine göre hak sahiplerine
cenaze ve evlenme ödeneği verilir.
İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık
bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların
sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana
gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan
veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki
ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden
isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.
İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi
halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş
göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir.
Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması
gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki
rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının,
bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte
çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya
ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir
kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine
yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı
tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere
ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu
görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer
kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş
ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç
olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan
gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya
meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak
gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana
gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu
sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez.
Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle
tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin artması
MADDE 22- Sigortalının aşağıdaki sayılan nedenlerden dolayı iş kazasına veya meslek
hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş
göremezliğinin artması hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş
göremezlik geliri;
a) Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir
bir mazereti olanlar hariç, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık
ve analık nedeniyle hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu
tedavi süresinin uzamasına veya iş göremezlik oranının artmasına, malûl
kalmasına neden olması halinde, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik
oranı esas alınarak dörtte birine kadarı Kurumca eksiltilir.
b) Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru
yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan
sigortalının kusur derecesi esas alınarak üçte birine kadarı Kurumca
eksiltilir.
c) Kasdî bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan,
meslek hastalığına tutulan, hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen
teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.
d) Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalışan